Realizm
Realizm, çeşitli disiplinlerde, özellikle sanat, edebiyat ve felsefede, gerçekliği olduğu gibi, nesnel ve tarafsız bir şekilde temsil etmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Geniş anlamda, dünyayı idealleştirmeden veya çarpıtmadan, gözlemlenebilir gerçekler üzerine inşa etme ilkesine dayanır.
Edebiyat ve Sanatta Realizm
Realizm, 19. yüzyılın ortalarında Romantizm'e bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Romantik hareketin bireysel duygulara, yüceltilmiş doğaya ve olağanüstü olaylara odaklanmasının aksine, realizm sıradan insanların günlük yaşamlarını, sosyal çevrelerini ve psikolojik derinliklerini dürüst bir şekilde yansıtmayı hedefler. Edebi realizmin temel özellikleri arasında detaylı gözlem, nesnel anlatım, toplumsal eleştiri, karakterlerin karmaşık ruh hallerinin incelenmesi ve dilde sade ve anlaşılır bir üslup yer alır.
Edebiyatta realizmin önde gelen temsilcileri arasında Fransız yazar Honoré de Balzac (İnsanlık Komedyası), Gustave Flaubert (Madame Bovary), İngiliz yazar Charles Dickens (Büyük Umutlar, Oliver Twist) ve Rus yazarlar Lev Tolstoy (Anna Karenina, Savaş ve Barış) ile Fyodor Dostoyevski (Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler) sayılabilir. Türk edebiyatında ise realizm akımının önemli isimleri arasında Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası), Halit Ziya Uşaklıgil (Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah) ve Ömer Seyfettin yer almaktadır. Realizm, daha sonra Emile Zola gibi isimlerle Natüralizm akımına evrilerek gerçekliğin bilimsel bir metotla daha sert ve detaylı bir şekilde ele alınmasına zemin hazırlamıştır.
Görsel sanatlarda realist akım, özellikle Gustave Courbet (Taş Kırıcılar, Ornans'ta Cenaze) tarafından temsil edilmiştir. Sanatçılar, mitolojik veya tarihi sahneler yerine, sıradan insanların yaşamlarını, çalışma koşullarını ve sosyal gerçekleri, fotoğrafa yakın bir doğrulukla tuvale taşımışlardır. Jean-François Millet gibi sanatçılar da kırsal yaşamı ve köylülerin zorlu hayatını resmetmişlerdir.
Felsefede Realizm
Felsefede realizm, epistemolojik ve metafizik bir duruş olarak, insan zihninden veya algılarından bağımsız bir dış dünyanın veya gerçekliğin var olduğuna dair inancı ifade eder. Bu görüşe göre, bilgi edinme sürecimizden bağımsız olarak nesneler, özellikler ve ilişkiler mevcuttur. Bilimin gözlem ve deneye dayalı nesnel gerçekliği arayışı, felsefi realizmin önemli bir yansımasıdır.
Uluslararası İlişkilerde Realizm
Uluslararası İlişkiler disiplininde realizm, devletlerin uluslararası sistemdeki ana aktörler olduğu ve her devletin kendi ulusal çıkarlarını maksimize etmeye çalıştığı varsayımına dayanan egemen bir teorik yaklaşımdır. Bu teoriye göre uluslararası sistem anarşiktir (merkezi bir otorite yoktur) ve devletler güvenliklerini sağlamak ve güçlerini artırmak için sürekli rekabet halindedir. Güç dengesi, caydırıcılık ve ulusal çıkar gibi kavramlar realizmin temel taşlarıdır. Başlıca realist düşünürler arasında Hans Morgenthau, E.H. Carr ve Kenneth Waltz (Yapısal Realizm) sayılabilir.
Diğer İlişkiler
Keşfetmeye Devam Et
Daha fazla terim görüntüle.