Parnasizm
Parnasizm, 19. yüzyılın ortalarında Fransa'da ortaya çıkan, özellikle şiir alanında etkili olmuş bir edebiyat akımıdır. Romantizm'in aşırı duygusallığına, öznelciliğine ve biçimsel serbestliğine bir tepki olarak doğmuştur. Akımın temelinde "sanat için sanat" (l'art pour l'art) ilkesi yatar; bu ilke, şiirin hiçbir sosyal, ahlaki veya didaktik amacı olmaksızın sadece güzellik ve estetik zevk için var olması gerektiğini savunur.
Parnasizm, adını Yunan mitolojisi'nde şiirin ve sanatın ilham kaynağı kabul edilen Parnassos Dağı'ndan almıştır. Şiirde kusursuz biçim, nesnellik, kişisellikten uzak duruş ve sanatsal işçiliğe büyük önem verilir. Parnasistler, şiirde duygu yoğunluğu yerine tasvir gücünü, sözcüklerin titizlikle seçilmesini ve uyumunu ön planda tutmuşlardır. Duyguların ve düşüncelerin doğrudan ifade edilmesinden kaçınılmış, bunun yerine gözlem yoluyla oluşturulan zengin ve detaylı betimlemeler tercih edilmiştir. Genellikle egzotik konular, mitolojik temalar ve geçmiş uygarlıklara duyulan hayranlık, Parnasist şiirlerde kendine yer bulmuştur.
Akımın öncüleri arasında Théophile Gautier, Théodore de Banville sayılabilir. Ancak asıl kurucu ve lider figür Leconte de Lisle olarak kabul edilir. Diğer önemli Parnasist şairler arasında Sully Prudhomme (ilk Nobel Edebiyat Ödülü sahiplerinden biri), José María de Heredia ve François Coppée yer alır. Parnasistler, şiirlerini 1866, 1871 ve 1876 yıllarında yayımlanan ve akıma adını veren Le Parnasse contemporain adlı antolojilerde toplamışlardır.
Parnasizm, Fransa'dan sonra diğer Avrupa ülkelerinde ve özellikle Türk edebiyatı'nda da etkili olmuştur. Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin gibi şairler, biçim mükemmelliği ve dil işçiliği açısından Parnasizm'den ilham almışlardır. Parnasizm, estetik ve biçimsel mükemmelliğe verdiği önemle Sembolizm'e zemin hazırlamış olsa da, Sembolistler anlamın daha derin katmanlarına inme ve semboller aracılığıyla duyumsama yolunu seçerek Parnasistlerden ayrılmışlardır. Akımın katı kuralları ve duygusal derinlikten uzak duruşu, 19. yüzyılın sonlarına doğru etkisini yitirmesine neden olmuştur.
Diğer İlişkiler
Keşfetmeye Devam Et
Daha fazla terim görüntüle.