Konum Antik Şehir ve İmparatorluk

Babil

Babil, antik Mezopotamya'da, bugünkü Irak'ta, Fırat Nehri kıyısında yer alan, tarihi ve kültürel açıdan büyük öneme sahip bir şehir ve daha sonra bir imparatorluğun merkeziydi. Kökenleri M.Ö. 3. bin yıla dayanan Babil, özellikle iki farklı dönemde bölgesel ve hatta uluslararası güç haline geldi: Eski Babil İmparatorluğu ve Yeni Babil İmparatorluğu.

Eski Babil İmparatorluğu, en parlak dönemini M.Ö. 18. yüzyılda, ünlü kral Hammurabi'nin hükümdarlığı altında yaşadı. Hammurabi, şehir devletlerini birleştirerek güçlü bir krallık kurdu ve medeniyet tarihinin en eski ve en eksiksiz yazılı yasalarından biri olan Hammurabi Kanunları'nı hazırladı. Bu kanunlar, dönemin sosyal, ekonomik ve hukuki yapısını yansıtan değerli bir belge olup, "göze göz, dişe diş" ilkesinin bilinen ilk örneklerinden birini sunar. Bu dönemde Babil, mimaride, matematikte ve astronomide önemli ilerlemeler kaydetti. Ancak Hammurabi'nin ölümünden sonra imparatorluk zayıfladı ve M.Ö. 1595'te Hititler'in saldırısıyla Birinci Babil Hanedanlığı sona erdi ve şehir, uzun bir süre Kassitler'in kontrolüne girdi.

Babil, asıl mimari ve kültürel ihtişamına Yeni Babil İmparatorluğu döneminde, özellikle M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllarda ulaştı. Nabopolassar tarafından kurulan bu imparatorluk, oğlu II. Nabukadnezar (Nebuchadnezzar II) döneminde zirveye çıktı. II. Nabukadnezar, Babil'i antik dünyanın en görkemli şehirlerinden biri haline getirdi. Bu döneme ait en ünlü yapılar arasında, Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olarak kabul edilen Babil'in Asma Bahçeleri, anıtsal İştar Kapısı ve göğe yükselen Etemenanki Zigguratı (genellikle Babil Kulesi ile özdeşleştirilir) bulunur. II. Nabukadnezar, Yahudi Krallığı'nı fethederek Kudüs'ü yağmaladı ve Babil Sürgünü olarak bilinen olayla binlerce Yahudi'yi Babil'e sürgün etti. Bu dönem, Babillilerin astronomi, astroloji ve matematik alanındaki derin bilgileriyle de öne çıkar.

Yeni Babil İmparatorluğu'nun sonu da hızlı oldu. M.Ö. 539 yılında, Pers İmparatoru Büyük Kiros (Kiros II), Babil'i savaşmadan ele geçirdi ve şehir Pers İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. Daha sonra M.Ö. 331'de Büyük İskender tarafından fethedilen Babil, onun ölümünden sonra da önemini yavaş yavaş yitirdi. Yeni kurulan Seleukos şehirleri, Babil'in yerini alarak ticaret ve siyaset merkezi haline geldi. Zamanla, Babil terk edildi ve kalıntıları kumlar altında kaldı.

Bugün, Babil'in kalıntıları, antik medeniyetin zenginliğini ve gücünü gözler önüne seren önemli bir arkeolojik alan olmaya devam etmektedir. Şehrin efsanevi geçmişi, özellikle Tevrat'ta geçen Babil Kulesi ve Babil Sürgünü hikayeleriyle dünya kültüründe ve dinlerinde derin izler bırakmıştır. Babil, sadece bir şehir değil, aynı zamanda güç, bilgelik, mimari ihtişam ve düşüşün sembolü olarak tarihteki yerini korumaktadır.

xYZ
Editör xYZ

Keşfetmeye Devam Et

Daha fazla konum görüntüle.

Keşfet: Konum