Üçüncü Dünya Ülkesi
“Üçüncü Dünya Ülkesi” terimi, Soğuk Savaş döneminde, küresel jeopolitik arenayı domine eden iki büyük güç bloğunun dışında kalan ülkeleri tanımlamak amacıyla ortaya çıkmıştır. İlk olarak 1952 yılında Fransız demograf ve ekonomist Alfred Sauvy tarafından kullanılmış ve Fransız Devrimi'ndeki "Üçüncü Sınıf" (Tiers État) benzetmesinden esinlenilmiştir.
Terimin ilk anlamı, dünya ülkelerini üç ana kategoriye ayırıyordu:
- Birinci Dünya: Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki Batı kapitalist bloğu (öncelikle NATO üyeleri) ifade ediyordu.
- İkinci Dünya: Sovyetler Birliği liderliğindeki komünist bloğu (Varşova Paktı üyeleri) tanımlıyordu.
- Üçüncü Dünya: Bu iki askeri-ideolojik blokla ittifak kurmamış, genellikle yeni bağımsızlığını kazanmış veya gelişmekte olan ülkeleri kapsıyordu. Bu ülkeler, büyük ölçüde Asya, Afrika ve Latin Amerika'da bulunuyordu ve dekolonizasyon süreciyle ortaya çıkmışlardı. Bu ülkelerin önemli bir kısmı, 1955'teki Bandung Konferansı ve sonrasında kurulan Bağlantısızlar Hareketi içerisinde yer almıştır.
Terim başlangıçta siyasi tarafsızlığı ve bağımsızlığı vurgularken, zamanla ekonomik geri kalmışlık, yoksulluk, az gelişmişlik ve siyasi istikrarsızlıkla ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Bu ülkeler genellikle sömürge geçmişine sahip, düşük gelirli, birincil ürün ihracatına dayalı ekonomilere ve zayıf altyapılara sahipti. Terim, küresel eşitsizlikleri ve ekonomik bağımlılığı ifade etmek için kullanılmıştır.
Soğuk Savaş'ın 1991'de sona ermesiyle birlikte, terimin orijinal jeopolitik anlamı geçerliliğini yitirmiştir. Ayrıca, “Üçüncü Dünya” ifadesi zamanla aşağılayıcı, hiyerarşik ve genelleleyici bulunmaya başlanmıştır. Ülkeler arasındaki büyük çeşitliliği göz ardı ettiği ve bir "ikincil" veya "üçüncü sınıf" konumunu ima ettiği eleştirileri yaygındır. Bu nedenlerle, günümüzde uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve medya tarafından kullanımı giderek terk edilmektedir.
Günümüzde bu terim yerine daha tarafsız ve açıklayıcı ifadeler tercih edilmektedir. Bunlar arasında “Gelişmekte Olan Ülkeler” (Developing Countries), “En Az Gelişmiş Ülkeler” (Least Developed Countries - LDCs), “Küresel Güney” (Global South) ve belirli ekonomik kriterlere göre gruplandırılmış ülkeler (örneğin, BRICS ülkeleri) bulunmaktadır. Bu yeni terminolojiler, ülkelerin sosyo-ekonomik durumlarındaki farklılıkları daha iyi yansıtmayı amaçlamaktadır.
Keşfetmeye Devam Et
Daha fazla terim görüntüle.